Adwords nedir, ne değildir?

google adwords

Google Adwords

Eğer bu sayfaya geldiyseniz ilginizi çekeceğini düşündüğümüz bir makalemiz var. Karışıklıktan uzak ve sade olmak için elimizden geleni yaptık. Çünkü bizce “basit olmak en iyisi” İnternet reklamları denildiği zaman akla ilk gelen reklam türü Google Adwords oluyor. Bunun en büyük iki nedeni olabilir. Birincisi, arama motorları arasında en iyi ve hızlı sonuç veren, aynı zamanda dünyada insanların %98’in kullandığı bir arama motoruna sahip olması. İkincisi de şüphesiz reklam politikaları gereği küçük bütçeli reklamları dahi bazı kriterler tamamlandığında değerlendirmeye alarak çok yüksek bütçelerin önünde göstermesi. Adwords reklamları denildiğinde akla ilk gelen maalesef “parası neyse veririm, önde çıkarım” yaklaşımıdır. “Maalesef” diyoruz çünkü Google Adwords öyle bir şey değil. Bunun nedenlerini ve nasıllarını incelemeye geçmeden önce, genel bir tanım yaparak konuya giriş yapalım. Elbette Google reklamları başlığından fazla uzaklaşmadan. İnternet reklamları, kampanyalar, anahtar kelimeler, kalite puanı, negatif anahtar kelimeler, hedef kitleler, dönüşümler ve daha onlarca kullanılan terim ilginizi çekiyorsa okumaya devam edebilirsiniz. Google reklamları internet ortamında kullanılan sayısız reklam verme araçlarından sadece bir tanesidir. Görünen o ki en etkili olanların da başında geliyor. Google hizmetlerinden sadece bir tanesi olan Adwords, ilk çıktığı yıllardan günümüze bir çok değişim ve gelişim gösterdi. Reklam verenlerin yanında olduğu gibi bu reklamları yapan 3. taraflar için de bir çok araç geliştirdi. Amaç her iki tarafı da mutlu etmek.

Bu yazımızda biz sadece “reklam veren” tarafı ele alacağız. İnternet reklamı vermeye başlamadan önce kendinize 3 basit soruyu sormanız gerekiyor?

1- Neden reklam vermek istiyorum, sonuç hedefim nedir?

2- Hedefim için ayırmam gereken bütçe nedir? (Özellikle bu konuyla ilgili anlatacaklarımız var)

3- Reklamı nasıl ve hangi araçları kullanarak vermeliyim?

Öncelikle, adwords reklamı vermeden kendinize bu soruları sorup yanıtlarınızı değerlendirmelisiniz. Bu soruları yanıtlamanıza yardımcı olmak isteriz. Bir ürün, hizmet ya da tanıtımını yapmak istediğiniz her ne ise bu nedenle reklam vermek isteyebilirsiniz. Konuyla ilgili deneyimlediğimiz ya da en çok duyduğumuz bazı yanıtlar şu şekilde; “Google aramalarında en önde çıkmak istiyorum” “Ürün ya da hizmetimi bu şekilde tanıtabilir ya da satabilirim” “Google aramalarında (organik aramalar), reklamlarımın faydası olsun” “Zaten bilinen, tanınan bir firmayım/markayım, prestij olsun” Bu yanıtlardan herhangi bir tanesini siz de verebiliyorsanız internet üzerinde reklam vermeye başlayabilirsiniz. Ayıracağınız bütçeye ve tıklama başına maliyet için ödeyeceğiniz tutara gelmeden önce altını çizerek şunu belirtmek isteriz.

Sokağa atacak paranız varsa bu yazıyı okumaya devam etmeyin.

Ayıracağınız bütçe vereceğiniz reklamın hedef kitlesi ve hedefinize ulaşmak istediğiniz süreyle elbette doğrudan bağlantılı. Ancak burada bazen gözden kaçan çok önemli bir iki detayı sizlere anlatmak isteriz. Öncelikle ayırdığınız bütçenin gösterim tekrarıyla ilgili olduğunu belirtmek isteriz. Örneğin tıklama başına 0,10 kuruş ödemek istiyorsunuz. Günlük bütçeniz de 5,- TL. Günlük bütçenize ulaşmanız gereken tıklama sayısı ortalama 500 tıklamadır. 500 tıklamaya ulaşmanız için de reklamlarınızın gösterilmesi gerekir. Burada insanların yanılgıya düştüğü iki konu var.

Birincisi, daha çok tıklama başına maliyet ödeyerek en önde çıkma isteği,

ikincisi de daha büyük günlük bütçe ile daha çok kişiye ulaşma isteği.

Bu stratejide teknik olarak görünürde bir sorun yok. Ancak bütün olay detayda gizli. Eğer paranızı sokağa atmak istiyorsanız tam olarak yukarıdaki örneğe uygun hareket etmenizde bir sakınca yok. Ancak düşük tıklama maliyeti ile üst sıralarda gösterilmek istiyor ve bütçenize ulaşmak istiyorsanız yapmanız gerekenler var. Sayfanızın içeriği, açılış sayfası ve elde edeceğiniz kalite puanının yanı sıra reklamlarınızın alaka düzeyi ve bizim tabirimizle “gel bana tıkla” çekiciliği. Günlük bütçenizden bağımsız tıklama başına maliyeti düşürmek istiyorsanız yapmanız gereken şey verdiğiniz reklam ve kullandığınız anahtar kelimelerle sayfa içeriğinizi ilişkilendirmektir.

Kalite puanı belirlenirken kabaca yapılan şey şu: Belirlediğiniz anahtar kelimeye tıklayarak sayfanıza gelen ziyaretçi ne yapıyor? Ne kadar süre sayfanızda kalıyor ve aradığını bulabilmiş mi?

Google’ın karmaşık algoritması kalite puanınızı belirlerken ön planda tuttuğu en önemli kriterlerden bir tanesi, anahtar kelimenizin sayfanızla olan ilişkisi. Başka bir deyişle daha önce reklam verdiyseniz “önerilen tıklama başına maliyet” sütununu mutlaka görmüşsünüzdür. Örnekle açıklayalım; Diyelim ki bir alış veriş siteniz var ve sitenizde bebek arabası satıyorsunuz. Yine diyelim ki sizde sadece X marka bebek arabası var. Anahtar kelimeniz doğal olarak “bebek arabası” ya da "X marka bebek arabası" olacaktır. Adwords araçlar sekmesinde “anahtar kelime fikirlerini getir” dediğinizde size “bebek arabası” ile ilgili son bir yılda yapılan sorgu sayılarının ortalaması getirilir. Örneğin 12500 kişi bu anahtar kelime ile arama yapmış olsun. Bu kişilerin size erişimi günlük bütçenizle doğru orantılı olarak değişecektir. Ancak ilgili anahtar kelime ile arama yapıldığında sayfanıza gelen ziyaretçiler bebek arabası göremezlerse hemen gideceklerdir. Bu da sayfanızın kalite puanını etkileyecektir. Ya da x bebek arabası markasını arayan bir kişi sitenize reklamınız aracılığı ile geliyorsa ve karşılaştığı x değil de y marka bebek arabası ise bu yine hemen gitmesine neden olacak ve kalite puanınız bundan etkilenecektir. Kalite puanınızın düşmesi 2 sonucu ortaya çıkarır; birincisi sıralamanızı etkiler ikincisi de yüksek tıklama başına maliyetiniz olur. Bu da ciddi derecede günlük bütçenizi ve toplam maliyetinizi etkileyecektir. Bizzat tanıklık ettiğimiz birçok firma bu yolu kullanarak/deneyerek "x" marka bebek arabası arayan kullanıcıları "y" marka için ikna etmeye çalışmaktadır. Kalite puanı ile ilgili makalemizi ayrıca detaylı olarak daha sonra inceleyebilirsiniz. Konumuza geri dönelim.

Google Adwords ücretsiz iletişim numarası ile Türkiye'deki kullanıcılarına ücretsiz destek vermektedir. Aramanızı ve doğrudan destek almanızı öneririz. Bunun için zamanınız olmadığını düşünüyor ya da karmaşık geliyorsa sizin için adwords reklamı yapacak bir danışmanlık firmasını mutlaka bulabilirsiniz. Bu konuyla ilgili olarak da yine çok dikkatli olmanızı öneririz. Çünkü maalesef Google Sertifikalı bir çok danışmanlık firması (ki bu sertifikayı almak hiç zor değil ve almış olmanız tam destek verebileceğinizi göstermez. Zira aslında alınan bir şey yok sadece verilen bir katılım sertifikası var. Bunun dışında bir sınavlar var ama o konuya da ayrıca değineceğiz.) Temel prensip olarak bu bir gelir kaynağı olduğu için harcanan emek ve verilen hizmetin her zaman bir karşılığının olduğunu düşünüyoruz. Ama bunu düşünürken de insanları yanlış yönlendirenleri ayrı tutmak isteriz. Adwords ile ilgili bilgi vermeye devam edeceğiz.